Sağlıktan Haber

11 yaşındaki Ömer Asaf, kadavradan ikinci kez böbrek nakli oldu.

Yayınlanma: Ekim 20, 2026 – Yazar: SaglikHaber

Doğduğu gün diyaliz tedavisine başlayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, 16 aylıkken ilk böbrek naklini oldu. Kadavradan yapılan ikinci böbrek nakliyle yeniden hayata tutunan Ömer Asaf, şimdi arkadaşlarıyla futbol oynamayı hayal ediyor.

Doğduğu gün diyaliz tedavisine başlayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, 16 aylıkken ilk böbrek naklini oldu. Nakledilen böbreğini 8 yıl sonra kaybedince 3 yıl hemodiyaliz tedavisi gören küçük Asaf, kadavradan yapılan ikinci böbrek nakliyle yeniden hayata tutundu. Öztürk’ün şimdi en büyük hayali ise sağlığına kavuşup arkadaşlarıyla beraber oynayabilmek.

Aliağa ilçesinde yaşayan Emine-Ersin Öztürk çiftinin oğulları olan ve doğar doğmaz diyaliz tedavisine başlanan Ömer Asaf’ın yaşam mücadelesi, 11 yaşında gerçekleştirilen ikinci böbrek nakliyle yeni bir döneme girdi. Annesi ve dedesi de böbrek nakli olan küçük çocuk, ilk naklin ardından yıllarca sağlıklı bir yaşam sürmeye çalıştı. Ancak mesane sorunları ve idrarın böbreğe geri kaçması nedeniyle nakledilen böbreğini kaybedince yeniden diyaliz tedavisine başlandı. Son 1 yılını evde hemodiyalizle geçiren Ömer Asaf’a, geçen günlerde Acıbadem Kent Hastanesi’nde Uzm. Dr. Işık Özgü başkanlığındaki böbrek nakli ekibi tarafından kadavradan gerçekleştirilen bir operasyonla yeniden böbrek nakli yapıldı.

Doğduğu gün diyalize başladı

Ömer Asaf’ın annesi Emine Öztürk, babası Mehmet Kahraman’ın yüksek tansiyon nedeniyle böbreğini yetmezliğine girdiğini ve diyaliz tedavisinin ardından böbrek nakli olduğunu söyledi. Babasını pandemi döneminde kaybettiklerini belirten anne Öztürk, kendisinin de protein kaçağı nedeniyle böbreğini kaybettiğini ve annesinden yapılan nakille 26 yıldır yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Öztürk, Ömer Asaf’ta ise böbreklerin anne karnında gelişmemesiyle ilişkili multikistik displastik böbrek hastalığı tespit edilirken, ailede yapılan genetik incelemelerde üç kişinin böbrek hastalıklarının farklı nedenlere bağlı olduğu ve genetik bir bağlantı tespit edilmediğini belirtti.

Ömer Asaf’ın 6 buçuk aylıkken dünyaya geldiğini anlatan anne Öztürk, “Doğduğu gün periton diyalizine başladı. 16 aylık olana kadar her gün 12 saat diyaliz aldı. Ardından eşimin kuzeni Hüseyin Bilgin gönüllü donör oldu. O nakil böbreği 8 yıl taşıdı” diye konuştu.

Ömer Asaf’ın böbreğinin zamanla işlevini yitirdiğini belirten anne Öztürk, şunları kaydetti:

“Bu kaçakları kapatmak için 15-20 kez kapalı operasyon yapıldı. Ancak ne yazık ki böbreğin hasar görmesinin önüne geçilemedi. Üç yıl önce böbreğini kaybettik. Oğlum üç yıl boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü, son bir yıldır evde hemodiyalizle yaşamını sürdürdü.”

“Evde hemodiyaliz uygulanan en küçük çocuk”

Evde tedavinin, nakil bekleyen çocuklar açısından önemli bir seçenek olduğuna dikkat çeken Emine Öztürk, “Ömer Türkiye’de yaşı gereği evde hemodiyaliz uygulanan tek çocuktu. Hemodiyaliz çok zor bir tedavi. Yetişkinlerin bile zorlandığı bir süreci çocuklar daha ağır yaşayabiliyor. Evde hemodiyaliz sayesinde nakil imkanı doğana kadar hayatımızı daha rahat sürdürebildik. Sıvı kısıtlamasının olmaması ve günlük yaşamın daha kolay ilerlemesi bizim için çok önemliydi” cümlelerine yer verdi.

Üç yıldır kadavradan böbrek nakli beklediklerini söyleyen Öztürk, “Bir yıldır telefonumu yastığımın altında tutarak uyuyordum. Geçtiğimiz günlerde telefonumuz çaldı ve bize bir umut doğdu. Çok bekledik ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık” ifadelerini kullandı.

“‘Hayallerim gerçek olacak’ dedi”

Nakil haberini aldığında oğlunun yaşadığı mutluluğu anlatan anne Öztürk, Ömer Asaf’ın diyaliz nedeniyle günlük yaşamında önemli kısıtlamalarla karşılaştığını söyledi. Kateteri nedeniyle çabuk yorulduğunu, futbol oynayamadığını okulunda beden eğitimi derslerine istediği gibi katılamadığını belirten Öztürk, “Doktorumuz nakil olacağını söylediğinde bize sarılıp ağladı. ‘Hayallerim gerçek olacak’ dedi. Şimdi futbol oynamak, arkadaşlarıyla birlikte olmak ve yapamadığı şeyleri yapmak istiyor. İnşallah hepsini yapacak” diye konuştu.

“Mutluluk kadar hüzün de var”

Öte yandan kadavradan yapılan naklin kendileri için mutluluk kadar hüznü de beraberinde getirdiğini dile getiren Öztürk, “Ben böbreğimi annemden, oğlum da ilk böbreğini canlı vericiden aldı. O dönemlerde hayata daha kolay adapte olmuştuk. Şimdi ise bize bir can geldi ama bir can da gitti. Gelen böbreği düşünürken orada bir hayatın sona erdiğini de biliyoruz” dedi.

“Organlar başka insanlara umut olsun”

Organ bağışının başka çocuklara da umut olabileceğini vurgulayan Öztürk, “Bir çocuğun hayatına dokundular. Oğlum ikinci kez doğdu. Türkiye’de onun gibi organ bekleyen çok sayıda çocuk var. Umarım daha fazla organ bağışı yapılır. Organlar toprak altında çürümesin, başka insanlara umut olsun” diye vurguladı.

Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Ömer Asaf’ın doğuştan gelen mesane ve böbrek yapısındaki anomaliler nedeniyle erken yaşta böbrek yetmezliğiyle karşılaştığını belirtti. İlk nakil öncesinde böbrek fonksiyonlarını desteklemek amacıyla renal replasman tedavisine başlandığını anlatan Keskinoğlu, ilerleyen süreçte nakledilen böbrekte kronik rejeksiyon geliştiğini ve böbrek yetmezliği nedeniyle yeniden diyalize geçildiğini söyledi. Ömer Asaf’ın ikinci kez böbrek nakli olabilmek için kadavra bekleme listesine alındığını belirten Keskinoğlu, uygun organın bulunmasıyla naklin gerçekleştirildiğini kaydetti.

“Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor”

Hastanın son durumuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Keskinoğlu, “Şu anda genel durumu iyi. Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor. Kreatinin değerleri aşamalı olarak normale yaklaştı. Küçük sorunların da aşılmasının ardından kontrollerini sürdürmek üzere taburcu etmeyi planlıyoruz” dedi.

“Yeni böbreği gayet güzel çalışıyor”

Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Dr. Işık Özgü de Ömer Asaf’ın erken doğduğunu ve ilk naklinin çok küçük yaşta gerçekleştirildiğini belirtti. Küçük çocuklarda böbrek naklinin teknik açıdan güçlükler taşıyabildiğine dikkat çeken Özgü, ilk nakledilen böbreğin zamanla işlevini kaybetmesinin ardından ikinci nakil için uygun organın beklendiğini söyledi. Kadavradan uygun böbreğin bulunmasıyla başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiklerini ifade eden Dr. Özgü, “Şimdi böbreği gayet güzel çalışıyor. Umarım bundan sonra da aynı şekilde devam eder” diye konuştu.

Kaynak: