Sağlık çalışanları arasında son günlerde enjeksiyon uygulamaları üzerinden yürütülen tartışmalar devam ederken, Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu’ndan hemşirelerin mesleki ve hukuki güvenliğine dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Irgatoğlu, hemşirelere yalnızca “daha dikkatli olun” demenin çözüm olmadığını belirterek, bilimsel standartlar, mevzuat, görev ve yetki sınırları ile çalışma koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Enjeksiyon Tartışmalarının Odağında Hemşireler Var

Son günlerde bir hekim sendikası tarafından hemşirelerin enjeksiyon uygulamalarına yönelik yapılan eleştiriler, sağlık camiasında tartışma konusu oldu. Tartışmalar özellikle enjeksiyon uygulamalarında ortaya çıkabilecek komplikasyonlar ve sağlık çalışanlarının sorumlulukları üzerinde yoğunlaştı.

Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu ise “Pazartesi Konuşmaları – 23” başlıklı yazısında, doğrudan polemik üzerinden ilerlemek yerine hemşirelerin karşı karşıya kaldığı mesleki ve hukuki risklerin önceden azaltılmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti.

“Hemşireye ‘Daha Dikkatli Ol’ Demek Amaca Hizmet Etmez”

Irgatoğlu’nun yazısında hemşirelere yönelik yaklaşım konusunda kullandığı ifadeler dikkat çekti.

Hemşirelerin hata yapma korkusuyla baş başa bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Irgatoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Polemik oluşturarak yalnızca hemşireye ‘daha dikkatli ol’ demenin amaca hizmet etmeyeceğidir. Çünkü sendikacılık, çalışanı sürekli hata yapma korkusuyla baş başa bırakmak değildir.”

Irgatoğlu, esas meselenin çalışanların bilimsel standartlara, mevzuata ve mesleki etik kurallara uygun biçimde görev yapabilecekleri şartların oluşturulması olduğunu ifade etti.

Hemşirelerin Görev ve Yetki Sınırlarına Dikkat Çekti

Irgatoğlu, enjeksiyon uygulamalarındaki sorumluluğun yalnızca uygulamayı gerçekleştiren hemşire üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ederek; görev ve yetki sınırlarının netleştirilmesi, doğru çalışma düzeninin oluşturulması ve sistem kaynaklı risklerin görünür hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bu yaklaşım, son dönemde enjeksiyon uygulamaları üzerinden hemşirelerin sorumluluğuna ilişkin yapılan açıklamaların ardından ayrıca dikkat çekti.

Ankara Üniversitesi ile Hemşirelere Malpraktis Eğitimi

Irgatoğlu’nun gündeme getirdiği bir diğer önemli başlık ise hemşirelerin malpraktis risklerine karşı korunması amacıyla yürütülen eğitim çalışmaları oldu.

Sağlık-Sen ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde hemşirelerin malpraktis sorumluluğundan korunmasına yönelik bugüne kadar 6 ayrı eğitim programı gerçekleştirildiğini belirten Irgatoğlu, çalışmaların son günlerde kamuoyuna yansıyan enjeksiyon tartışmalarından önce başlatıldığına dikkat çekti.

Eğitimlerde hemşirelerin günlük mesleki uygulamalarında karşılaşabilecekleri risklerin hem bilimsel hem de hukuki yönleriyle ele alındığı belirtildi.

Enjeksiyon Nöropatisi de Eğitim Konuları Arasında

Programlarda özellikle enjeksiyon nöropatisi, akılcı ilaç kullanımı ve parmak amputasyonu gibi klinik uygulamalarda ortaya çıkabilecek risklerin işlendiği ifade edildi.

Güncel bilimsel ve mesleki yaklaşımların yanı sıra malpraktis risklerinden korunma yöntemlerinin de hem teorik hem uygulamalı olarak hemşirelere aktarıldığını belirten Irgatoğlu, hukuk, tıp ve hemşirelik alanlarının bilgisinin bir araya getirilmesinin önemini vurguladı.

“Hakkın İhlal Edilmesini Önceden Engelleyen Sendikacılık Daha Güçlüdür”

Mustafa Irgatoğlu, sendikal faaliyetlerin yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra tepki vermekten ibaret olmaması gerektiğini belirterek şu ifadeyi kullandı:

“Hak arayan sendikacılık değerlidir; ama hakkın ihlal edilmesini önceden engelleyen sendikacılık daha güçlüdür.”

Irgatoğlu, çalışanların mesleki gelişimine katkı sağlayan, riskleri önceden tespit eden ve çözüm üreten çalışmaların “sendikal mutfağın” önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Son günlerde enjeksiyon uygulamaları üzerinden hemşirelere yöneltilen eleştirilerin tartışıldığı bir dönemde gelen açıklama; hemşirelerin bireysel sorumluluğunun yanı sıra çalışma koşulları, görev ve yetki sınırları, bilimsel standartlar, mevzuat ve sistem kaynaklı risklerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiği mesajını öne çıkardı.