İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, çalışma hayatında mobbingle mücadele ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına ilişkin 60 maddelik bir kanun çalışması hazırladıklarını açıkladı.
Hazırlanan düzenlemede mobbingin yasal olarak açık biçimde tanımlanması, çalışanların başvurabileceği bağımsız mekanizmaların oluşturulması ve şikâyet sonrasında ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin önlenmesi gibi başlıklar yer alıyor.
Mobbing için bağımsız başvuru mekanizması öneriliyor
Açıklanan çalışmaya göre mobbingin yalnızca amir ile çalışan arasındaki anlaşmazlık olarak değerlendirilmemesi ve açık bir yasal tanıma kavuşturulması hedefleniyor.
Özellikle kamu çalışanlarının, kendilerine mobbing uyguladığını düşündükleri yönetici veya aynı hiyerarşik yapı içerisindeki kişilerle şikâyet sürecinde tekrar karşı karşıya kalmaması için bağımsız ve tarafsız başvuru mekanizmaları oluşturulması öneriliyor.
Görev yeri değişikliği, keyfî görevlendirme ve disiplin baskısı gibi uygulamaların da mobbing şikâyeti sonrasında çalışanı ikinci kez mağdur etmemesi için düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Hemşire-hasta oranı için yeni standart önerisi
Çalışmada sağlık çalışanlarının personel yükü de önemli başlıklardan biri olarak yer aldı.
Hemşirelerin iş yükünün yalnızca hastane veya servislerdeki yatak sayısına göre belirlenmemesi gerektiği ifade edilirken; hasta sayısı, hastaların bakım ve bağımlılık düzeyi, servis türü, gece çalışma koşulları, izinler ve nöbetler gibi kriterlerin birlikte değerlendirilmesi önerildi.
Açıklamada, genel yataklı servislerde 6 hastaya 1 hemşire standardının değerlendirilmesi önerisi de gündeme getirildi.
Sağlık Bakanlığı’ndan personel ihtiyacı verilerinin açıklanması istendi
Sağlık çalışanlarının hangi ilde, hangi hastanede ve hangi branşta ne kadar ihtiyaç duyulduğunun açık biçimde ortaya konulması gerektiği belirtildi.
Atama süreçlerinin de gerçek personel ihtiyacına göre planlanması ve atama takvimlerinin daha öngörülebilir hale getirilmesi önerildi.
Hazırlanan çalışmada sağlık çalışanlarının yalnızca atama bekleyen kişiler olarak değil, sağlık sisteminin insan kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Psikologların görev ve yetkileri de düzenleme kapsamında
Çalışmada sağlık sisteminde görev yapan psikologların görev, yetki ve sorumluluklarının daha açık şekilde belirlenmesi de öneriliyor.
Klinik psikoloji alanında eğitim, mesleki yetkilendirme, görev tanımı ve kamu istihdamı arasında daha öngörülebilir bir sistem oluşturulması gerektiği belirtilirken, bu sürecin YÖK ve Sağlık Bakanlığı tarafından birlikte planlanması gerektiği ifade edildi.
Sağlık çalışanlarının izin ve nöbet yükü de gündemde
Sağlık çalışanlarının yoğun nöbet ve çalışma temposu nedeniyle dinlenme hakkının yeniden ele alınması gerektiği de açıklanan öneriler arasında yer aldı.
Bu kapsamda, hizmet süresine göre kademeli olarak artırılan yıllık izin modeli önerildi. Öneriye göre;
- 5 yıla kadar çalışanlara 20 gün,
- 5-10 yıl arasında çalışanlara 30 gün,
- 10-15 yıl arasında çalışanlara 35 gün,
- 15-20 yıl arasında çalışanlara 40 gün,
- 20 yılın üzerinde çalışanlara 45 gün
yıllık izin verilmesi gerektiği savunuldu.
Ayrıca kullanılmayan izinlerin belirli bir süre sonunda tamamen ortadan kalkmasının da yeniden değerlendirilmesi önerildi.
Düzenleme henüz yasa değil
Açıklanan 60 maddelik çalışma, mevcut durumda yürürlüğe girmiş bir yasa niteliğinde değil. Hazırlanan kanun çalışmasının Meclis’teki yasama sürecine taşınması planlanıyor.
Çalışmanın sağlık çalışanları açısından öne çıkan başlıkları arasında mobbing, personel planlaması, hemşire-hasta oranları, atama süreçleri, nöbet yükü, sağlıkta şiddet, görev tanımları, çalışan güvenliği, aile birliği ve özlük hakları bulunuyor.
