Dünya Sağlık Örgütü verileri, antibiyotik direncinin küresel ölçekte büyüyen bir sağlık tehdidi olduğunu gösteriyor. İlaç sektöründe 21 yılı aşkın saha yönetimi deneyimi bulunan Tevfik Tolga Kavun, yeni tedavilerin klinik uygulamada karşılık bulması için hekimlere yalnızca ürün bilgisi değil, tedavi seçeneklerini değerlendirebilecekleri kapsamlı bir çerçeve sunulması gerektiğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 yılında yayımladığı küresel antibiyotik direnci verileri, konunun yalnızca gelecekte ortaya çıkabilecek bir risk olmadığını, mevcut tedavi süreçlerini doğrudan etkileyen bir sağlık sorunu haline geldiğini gösteriyor. DSÖ ayrıca antibiyotik kullanımının izlenmesi, uygun reçeteleme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve akılcı kullanım politikalarının güçlendirilmesini öncelikli alanlar arasında değerlendiriyor.

Bu tablo, yeni ilaçların geliştirilmesi kadar mevcut ve yeni tedaviler hakkında üretilen bilimsel bilginin hekimlere nasıl aktarıldığı sorusunu da öne çıkarıyor. Saha yönetimi ve hekim eğitimleri alanında 21 yılı aşkın deneyime sahip Tevfik Tolga Kavun da bu dönüşümün, bilimsel bilginin günlük klinik karar süreçlerine aktarılması açısından ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

BİLİMSEL VERİDEN KLİNİK UYGULAMAYA

Yeni bir tedavinin klinik uygulamada karşılık bulması, yalnızca klinik araştırmalarda elde edilen etkinlik ve güvenlilik sonuçlarının bilinmesine bağlı değil. Hekimin bu verileri mevcut tedavi seçenekleriyle karşılaştırabilmesi, farklı hasta profilleri açısından değerlendirebilmesi ve günlük pratiğinde kullanabileceği bir çerçeveye dönüştürebilmesi de sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Bu yaklaşımın saha organizasyonlarındaki karşılığına bakıldığında, Kavun’un alanının önde gelen ilaç şirketlerinden birinde üstlendiği görevler dikkat çekiyor. Kazakistan’daki ulusal saha organizasyonunun yönetiminden sorumlu olduğu dönemde, çok sayıda bölge müdürü ve medikal mümessilden oluşan bir ekibi yöneten Kavun, bilimsel içeriğin standart ve uygulamaya dönük biçimde aktarılması amacıyla Kazakistan ve Azerbaycan’da bir hekim eğitim modelinin hayata geçirilmesine öncülük etti.

Modelde farmakolojiye ilişkin kapsamlı bilgilerin, hekimin klinik karar sürecinde kullanabileceği şekilde yapılandırılması hedeflendi. Modelin uygulandığı dönemde şirketin reçeteli ilaç segmentindeki pazar sıralamasının 13’üncü basamaktan 2’nci sıraya yükselmesi de sürecin ölçülebilir sonuçlarından biri oldu.

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI DA SAHA GÜNDEMİNDE

Bilimsel iletişimin bir diğer uygulama alanını akılcı antibiyotik kullanımı oluşturdu. Kavun’un Kazakistan’daki saha yönetimi sorumluluğu sırasında, yerel sağlık otoritelerinin onayıyla yürütülen ulusal ölçekteki bir program kapsamında 10 şehirde yaklaşık 3.500 hekime ulaşıldı. Uygunsuz antibiyotik reçetelenmesinin azaltılması ve daha güvenli kullanım yaklaşımının yaygınlaştırılmasını hedefleyen çalışma, bilimsel bilginin yalnızca yeni tedavilerin tanıtılmasıyla sınırlı olmadığını ortaya koyan örneklerden biri oldu.

Sektördeki tecrübeleri ile öne çıkan Kavun, “Bilimsel içeriğin değeri, yalnızca ne kadar kapsamlı olduğuyla değil, klinik karar açısından ne kadar anlaşılır ve kullanılabilir olduğuyla ölçülmeli. Hekimin karşısındaki bilimsel veriyi mevcut tedavi seçenekleriyle ilişkilendirebilmesi ve doğru hasta grubunda nasıl değerlendireceğini anlayabilmesi, yeni tedavilerin klinik uygulamadaki karşılığını belirleyen önemli unsurlardan biri” diyor.

Kübra Çolakbüyük

Kaynak: