Aile sağlığı merkezlerinde alarm: “Çöken yalnızca binalar değil, birinci basamak sağlık sistemi”
Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) yaşanan fiziki sorunlar, artan iş yükü ve personel eksiklikleri birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle bazı ASM’lerin uygun olmayan binalarda hizmet vermesi ve aile hekimlerinin artan hasta yüküyle karşı karşıya kalması, koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliğini de olumsuz etkiliyor.
Son olarak İstanbul Sultanbeyli’de bir aile sağlığı merkezinin tavanının çökmesi, ASM’lerin fiziki koşullarını yeniden gündeme taşıdı. Ancak sorun yalnızca bina güvenliğiyle sınırlı değil. Aile hekimleri; artan hasta sayısı, bürokratik işlemler, rapor ve reçete yükü nedeniyle aşılama, gebe ve bebek izlemleri, kronik hastalık takibi ve kanser taramaları gibi koruyucu sağlık hizmetlerine yeterli zaman ayıramadıklarını belirtiyor.
“Çöken yalnızca binalar değil”
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Sibel Uyan, aile hekimliği sisteminin kuruluşunda koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve topluma daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının hedeflendiğini, ancak gelinen noktada bu hedeflerden uzaklaşıldığını söyledi.
ASM’lerin apartmanların alt katlarında, cami altlarında ve hatta deprem güvenliği açısından sorunlu yapılarda hizmet vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Uyan, “Çöken yalnızca binalar değil, birinci basamak sağlık sistemidir” değerlendirmesinde bulundu.
Bir hekime 4 bin kişiye kadar kayıtlı nüfus
Uyan, aile hekimlerine kayıtlı kişi sayısının bazı bölgelerde 4 bine kadar çıktığını, bu durumun hekimlerin hastalarına ayırabildiği süreyi ciddi biçimde azalttığını ifade etti.
Bazı ASM’lerde hekimlerin bir günde 100-120 hastaya bakmak zorunda kaldığını belirten Uyan, yoğun hasta yükünün koruyucu sağlık hizmetlerini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Aşılama, gebe ve bebek izlemleri, kronik hastalıkların takibi ve kanser taramaları gibi hizmetlerin aile hekimliğinin temel görevleri arasında yer aldığını hatırlatan Uyan, artan bürokratik işlemler, rapor talepleri ve idari yüklerin hekimlerin zamanını tükettiğini söyledi.
“Birinci basamak güçlendirilmeli”
Dr. Sibel Uyan, aile hekimlerinin yalnızca reçete ve rapor işlemleriyle sınırlı bir sağlık hizmeti sunan konuma gelmemesi gerektiğini belirterek, birinci basamağın yeniden koruyucu sağlık hizmetlerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uyan’a göre hastaların sağlık ihtiyaçlarının öncelikle aile hekimleri tarafından değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda ikinci basamağa yönlendirilmesi, sağlık sistemindeki hastane ve acil servis yoğunluğunun azaltılmasına da katkı sağlayabilir.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi için ASM’lerin fiziki koşullarının iyileştirilmesi, hekimlerin üzerindeki iş yükünün azaltılması ve koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla zaman ayrılması gerektiği belirtiliyor.