Akdeniz Üniversitesi’ne son 3 yılda 30’dan fazla botoks zehirlenmesi vakası geldi
Antalya’da botoks işlemi sonrası şiddetli ağrı ve nefes darlığı yaşayan kadın, hastanede tedavi görürken dikkat çağrısı yaptı. Akdeniz Üniversitesi’ne son 3 yılda 30’dan fazla botoks zehirlenmesi vakası geldiği, son 3 ayda artış olduğu belirtildi.
Antalya’da botoks işlemi yaptırdıktan sonra şiddetli ağrı, nefes darlığı ve görme bozukluğu şikayetiyle hastanede tedavi gören kadın, işlem yaptırırken daha dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisi süren B.J. (35), gazetecilere yaptığı açıklamada, turizm sektöründe çalışırken İstanbul’dan iki ay önce Antalya’ya gelen bir doktorla klinikte tanıştığını söyledi.
Birkaç seans saç mezoterapisi yaptırdığını anlatan kadın, turizmdeki işinden ayrıldıktan sonra doktorun evinde işlem yapabileceğini söylediğini öne sürdü.
Doktorun evinde işlem yaptırdığını belirten B.J, şöyle devam etti:
“Saç mezoterapisi ve botoks yaptırdım. İşlemden 3 gün sonra göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğüm başladı. Gözümü açamadım, vertigo gibi ağrım oldu. Konuşmakta bile güçlük çekiyorum. Kulak burun boğaz uzmanına gittim. Özel ve devlet hastanelerindeki birçok doktorla görüştüm. ‘Vertigo yok.’ dediler, göz damlası verdiler, iyileşemedim. Gastroenterolojiye gittim, endoskopi istediler. Haberlerde botoks yaptıran farklı kadınların aynı sorunları yaşadığını öğrenince buraya başvurdum, tedavime başladılar. Nefes almakta güçlük çekiyorum.”
B.J, başka kadınların da aynı şeyleri yaşadığını ve hastanede tedavi gördüğünü dile getirdi.
İşlem yaptırdığı doktorun kliniğinin olduğunu vurgulayan B.J, “Daha önce başkalarına da işlem yapmış, sorun olmamış ama son ürünlerinin hepsi sahte çıktı. Çünkü birkaç hasta aynı sorunu yaşadı. İlk defa botoks yaptırmıştım.” dedi.
“Kozmetik amaçlı botoksu, plastik cerrahlar ya da dermatologlar yapmalı”
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Babür Dora, gazetecilere, botoks diye bilinen botulinum toksinin tıpta birçok kullanım alanının olduğunu belirtti.
Bu toksin nedeniyle yaşanan zehirlenmeleri daha çok kozmetik amaçlı uygulama yaptıran kişilerde gördüklerine dikkati çeken Dora, şunları kaydetti:
“Bu durum uygulamayı yapan kişi ya da kullanılan botulinum toksininin markasıyla ilgili oluyor. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış iki tane botulinum toksini var. Ancak bunlar pahalı ve yalnızca kliniği ya da muayenehanesi olan hekimler tarafından sağlık müdürlüklerinin verdiği ‘global lokasyon numarası’ denilen resmi bir numarayla temin edilebiliyor. Herhangi bir doktor bile şu anda eczaneye gidip botulinum toksini satın almak istediğinde bunu alamıyor. Bu nedenle merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğu sahte. Bu ürünlerde en önemli sorunlardan biri doz ayarlaması. Doz ayarlaması doğru yapılamadığı için zehirlenme ortaya çıkıyor.”
Botulinum toksinin dünyadaki en güçlü zehir olduğuna işaret eden Dora, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu zehir çok küçük dozlarda tedavi amaçlı kullanılabiliyor ve hastaya faydalı oluyor. Ancak fazla miktarda uygulandığında ve bütün vücuda yayıldığında hastanın ölümüne kadar gidebilen ciddi bir zehirlenme tablosuna neden oluyor. Botulinum toksini uygulamalarını öncelikle hekimlerin yapması gerekiyor. Bunun eğitimini almış doktorlar kullanabiliyor. Kozmetik amaçlı botulinum toksininin hekim olmayan kişiler tarafından da yaygın olarak uygulandığını görüyoruz. Bu çok yanlış. Kozmetik amaçlı uygulamaların plastik cerrahlar ya da dermatologlar tarafından yapılması gerekiyor. Bu tür zehirlenme vakalarının engellenmesi için yasal düzenleme gerekiyor.”
Akdeniz Üniversitesine son 3 yılda 30’dan fazla vaka geldi
Akdeniz Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Ünal da son 3 yılda 30’dan fazla botoks zehirlenmesi vakası gördüklerini dile getirdi.
Son 3 ayda vakaların artmaya başladığını anlatan Ünal, hastaların yutma güçlüğü, nefes darlığı, göz kapağı düşüklüğü, kas güçsüzlüğü gibi şikayetlerle kendilerine başvurduğunu kaydetti.
Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan ise uygulamanın basit bir güzellik uygulaması, ürünü ya da kremi gibi algılanmaması gerektiğini ifade etti.
Yanlış uygulamalar nedeniyle bu durumun bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkati çeken Doğan, “Gerçekten çok sayıda vaka görüyoruz. Bu tür uygulamalar yalnızca uzman kişiler tarafından menşei bilinen ürünlerle ve kontrollü bir şekilde yapılması gerekiyor. Aksi takdirde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğini hastalarımızda görüyoruz.” şeklinde konuştu.