Ambulans şoförüne 202 bin TL’lik rücu: Dosya mahkemeye taşındı
Görevi sırasında ambulansla kaza yapan bir sağlık çalışanına çıkarılan 202 bin 100 TL’lik rücu işlemi, yeni bir boyut kazandı. Kırıkkale’de yaşanan olayda, ambulansın hasarı sigorta kapsamında giderilmesine rağmen araç için hesaplanan değer kaybı ve ekspertiz bedelinin sağlık çalışanından tahsil edilmek istenmesi üzerine konu yargıya taşındı.
Kırıkkale İl Ambulans Servisi’nde görev yapan sağlık memuru ve ambulans sürücüsü, acil bir vakaya müdahale etmek üzere görev yaptığı sırada trafik kazası geçirdi. Olayın ardından ambulandaki hasarın sigorta kapsamında giderildiği ve aracın yeniden hizmete devam ettiği belirtildi.
Ancak daha sonra sağlık çalışanına 200 bin TL değer kaybı ve 2 bin 100 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 202 bin 100 TL borç tahakkuk ettirildi. Çalışanın yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine işlem yargıya taşındı.
Tartışmanın merkezinde “değer kaybı” var
Dosyadaki temel tartışma, kamu hizmetinde kullanılan bir ambulanda meydana geldiği ileri sürülen ikinci el piyasa değer kaybının, sağlık çalışanına kamu zararı olarak rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplanıyor.
Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan açıklamada, kamu hizmetine tahsis edilmiş ve satış amacı bulunmayan bir ambulanda gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan ikinci el piyasa değer kaybının, gerçekleşmiş bir kamu zararı olarak kabul edilemeyeceği savunuldu.
Sendika, rücu işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Kırıkkale Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvurdu.
Peki devlet memuruna her zarar rücu edilebilir mi?
Burada konu yalnızca “ambulans kazası oldu, sağlık çalışanından para istendi” şeklinde değerlendirilemiyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesine göre memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucunda idare zarara uğrarsa, zararın memur tarafından karşılanması esasları bulunuyor. Dolayısıyla bir kamu aracında meydana gelen her hasarın otomatik olarak personele yüklenmesi söz konusu olmadığı gibi, personelin kusurunun bulunup bulunmadığı da önem taşıyor.
Bu dosyada ise tartışmanın önemli noktalarından biri, sigorta kapsamında giderilen hasarın ardından ayrıca hesaplanan gelecekte ortaya çıkıp çıkmayacağı kesin olmayan değer kaybının gerçekleşmiş bir kamu zararı olarak kabul edilip edilemeyeceği.
Bu sorunun yanıtını mahkemenin değerlendirmesi belirleyecek.
Ambulanslarda trafik cezaları için de yeni düzenleme yapılmıştı
Konunun dikkat çeken bir başka boyutu ise ambulans personelinin görev sırasında karşılaştığı mali ve hukuki sorumlulukların son dönemde yeniden gündeme gelmesi.
Eylül ayında yapılan yeni düzenlemeyle, 112 üzerinden göreve sevk edilen ambulansların görev tarih ve saat bilgilerinin trafik idari yaptırımı uygulanmadan önce sistem üzerinden kontrol edilmesi kararlaştırıldı. Aktif vaka kaydı bulunan ambulanslar için ilgili trafik ihlalinin ceza makbuzuna dönüştürülmeden arşivlenmesi öngörüldü.
Ancak aynı dönemde ambulans kazalarındaki değer kaybı nedeniyle personele rücu tartışmasının devam ettiği görüldü.
Şimdi gözler mahkemenin kararında
202 bin 100 TL’lik rücu işlemiyle ilgili dava henüz sonuçlanmış değil. Bu nedenle mevcut aşamada “sağlık çalışanından istenen bedel hukuka aykırıdır” şeklinde kesin bir hüküm vermek mümkün değil.
Ancak dava, görev sırasında kullanılan kamu araçlarında meydana gelen zararların hangi şartlarda sağlık çalışanlarına yüklenebileceği açısından dikkat çekici bir dosya niteliği taşıyor.
Mahkemenin vereceği karar, yalnızca Kırıkkale’deki sağlık çalışanını değil, benzer durumda bulunan ambulans sürücüleri açısından da önem taşıyabilir.