Hollanda’da DTB Genel Kurulu’nda Rotterdam Bildirgesi oybirliğiyle kabul edildi
Hollanda’da yapılan DTB 2026 Genel Kurulu’nda Rotterdam Bildirgesi oy birliğiyle kabul edildi. TTB’yi temsil eden Dr. Ayşe Gültekingil, 39. madde kaynaklı yasal boşluk nedeniyle onur kurullarının yetkisini kullanamadığını belirterek DTB’ye müdahale çağrısı yaptı.
(ANKARA) – TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Ayşe Gültekingil ile Dış İlişkiler Bürosu’ndan Murat Civaner, Hollanda’nın Rotterdam kentinde düzenlenen Dünya Tabipleri Birliği Genel Kurulu’na katıldı. Genel Kurul’da, hekimlerin ve sağlık hizmetinin ve altyapısının korunmasını hedefleyen “Rotterdam Bildirgesi” oy birliğiyle kabul edildi.
Dünya Tabipleri Birliği’nin (DTB) 2026 yılı Genel Kurulu, Hollanda’nın Rotterdam kentinde yapıldı. Genel Kurul’da Türk Tabipleri Birliği’ni (TTB) Merkez Konseyi 2. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil ile Dış İlişkiler Bürosu’ndan Dr. Murat Civaner temsil etti. TTB’den konuyla ilgili yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“DTB başkanlık devir teslimi yapılan genel kurulda görevini devreden DTB Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu, DTB’nin 76 yıllık tarihinde sadece altı kadın başkan çıkardığını hatırlatarak hekim örgütlerinde çeşitliliğin ve kadın temsilinin artırılmasının önemine değindi ve kadın temsilini sağlamanın zorluklarına dikkati çekti. Kitulu ayrıca, özellikle Gazze ve diğer çatışma bölgelerinde tıbbi tarafsızlığın hayati bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, ‘Tarih bizi oturduğumuz makamlarla değil, dokunduğumuz hayatlar ve güçlendirdiğimiz sistemlerle yargılayacak’ dedi.”
“ROTTERDAM BİLDİRGESİ” KABUL EDİLDİ
“Genel kurulun önemli sonuçlarından biri; çatışma bölgelerinde sağlığın, hekimlerin ve sağlık hizmetinin ve altyapısının korunmasını hedefleyen tıbbi tarafsızlık tutum belgesinin ‘Rotterdam Bildirgesi’ adıyla oy birliğiyle kabul edilmesi oldu” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bildirge ile savaş, çatışma ve siyasi baskı ortamlarında tıbbi hizmetlerin engellenemeyeceği, sağlık çalışanlarının hedef alınamayacağı ve hekimlerin mesleki bağımsızlıklarının güvence altına alınması gerektiği uluslararası kamuoyuna bildirildi. Bildirgede, çatışan taraflardan; tıbbi tarafsızlığa her zaman saygı gösterilmesi, hekimlerin hastalarını çatışmadaki konumlarından bağımsız olarak tedavi edebilmesi, sağlık çalışanlarının ayırt edici amblemlerine saygı gösterilmesi, askeri amaçlarla sağlık hizmetlerinin kullanılmaması veya hedef alınmaması, tüm hastaların sağlık hizmetlerine engelsiz ve güvenli erişiminin sağlanması, temel ilaç ve tıbbi ekipman dahil kaynakların erişilebilir kılınması, sırf meslek etik ilkelerine uygun olarak sağlık hizmeti sundukları için tutuklanan veya müeyyideye uğrayan tüm sağlık personelinin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması;
Devletlerden; ulusal mevzuatların uluslararası hukuk yükümlülükleriyle uyumlu hale getirilmesi, askeri personelin ve sağlık çalışanlarının uluslararası hukuk kurallarına göre hak ve sorumlulukları konusunda eğitilmesi ve hak ihlali iddialarının bağımsızca soruşturulması, Birleşmiş Milletler’den (BM); hak ihlali iddialarının yetkili uluslararası mekanizmalarca soruşturulmasının sağlanması, sağlık hizmetlerine saldıran tüm üye devletlerin ve silahlı grupların siyasi baskılardan bağımsız olarak BM raporlarında açıkça isimleriyle teşhir edilmesi, BM Silahlı Çatışmalarda Sağlığın Korunması Özel Raportörü atanması, Tabip birliklerinden; kendi devletleri tarafından işlenenler dahil, tüm tıbbi tarafsızlık ihlallerine kamuoyu önünde açıkça karşı çıkılması; bu ihlalleri desteklemekten veya ihlaller karşısında sessiz kalmaktan kaçınılması ve mesleki etik görevlerin ulusal, siyasi veya askeri bağlılıkların üzerinde tutulması istendi.
TTB 39. MADDE İLE İLGİLİ DTB’YE MÜDAHALE ÇAĞRISINDA BULUNULDU
Genel kurulda söz alan TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil, TTB Kanunu’nun 39. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile kaldırılması ve yerine halen yasal düzenleme yapılmamış olması nedeniyle TTB onur kurulları ve yüksek onur kurulunun yetkilerini uygulayamadığı, bin 700’den fazla dosyanın onur kurullarında beklediği ve doğan yasal boşluk nedeniyle TTB’nin etik sorumluluklarını ve mesleki özdenetim görevini yerine getiremediğini belirtti. Gültekingil, DTB’den üye ülkelerdeki tabip birliklerinin etik ilkeler çerçevesinde çalışmasından sorumlu olması nedeniyle 39. madde ile ilgili tutum almasını da istedi. Konuşmasında Rotterdam Bildirgesi’nin kabul edilmesinin çok olumlu olduğunu dile getiren Gültekingil; üye ülkelerdeki tabip birliklerini bu bildirge ile kabul edilen çatışma alanlarında tıbbi tarafsızlık ilkesinin uygulamak konusunda ciddi çaba harcamaya davet etti ve bildirgenin uygulanmasının takipçisi olacaklarını kaydetti.”