Lösemili Muhammet, tekerlekli sandalyede fizik tedaviyle polis olmayı hedefliyor
Kocaeli’de 3 yıl önce lösemi teşhisi konulan 11 yaşındaki Muhammet Fatih Arslan, tedavi sürecinde sinir sistemini etkileyen hastalık nedeniyle bacaklarını kullanamaz hale geldi. Samsun’da tedavi gören Arslan, haftanın 6 günü fizik tedavi görüyor ve polis olmak istiyor.
KOCAELİ’de 3 yıl önce lösemi teşhisi konulan Muhammet Fatih Arslan (11), tedavi sürecinde sinir sistemini etkileyen hastalık nedeniyle bacaklarını kullanamaz hale geldi. Ocak 2024’ten bu yana Samsun’da tedavi gören ve yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüren Arslan, haftanın 6 günü fizik tedavi görüyor. Arslan sağlığına kavuşup, polis olmak istiyor.
Kocaeli’de yaşayan Muhammer (45) ve Fatma Arslan (42) çiftinin oğulları Muhammet Fatih’e, 2023 Ekim’de göğüs ve kas ağrıları şikayetiyle götürüldüğü hastanede lösemi teşhisi kondu. Yaklaşık 1,5 ay kemoterapi tedavisi gören Muhammet Fatih Arslan’ın beyninin arka bölümünde 6,5 santimetre büyüklüğünde tümör tespit edildi. İstanbul’a sevk edilen Arslan, ameliyat edildi. Tedavisinin devamı için Samsun’a getirilen Arslan’da, kemoterapi sürecinde bağışıklık sisteminin aşırı çalışmasıyla ortaya çıkan bir hastalık, karaciğeri etkileyen virüs enfeksiyonu ve sinir sistemi rahatsızlıkları gelişti. 2025 yılının Ağustos ayında Arslan’ın ayaklarında başlayan uyuşma ve güç kaybı, kısa sürede beline kadar ilerledi. Yaklaşık 15 gün içinde bacaklarını kullanamaz hale gelen Arslan, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Annesi Fatma ve kız kardeşi Erva (6) ile Samsun Lösemili ve Kan Hastalıklı Çocuklar Derneği’nin (LÖSAM) Nakil Aileleri Destekleme Projesi (NADEP) konuk evinde kalan Arslan, haftanın 6 günü fizik tedavi görüyor. Büyüdüğünde polis olmak isteyen Arslan, kendisine yardım edenlere ileride destek olmayı hayal ediyor.
‘LÖSAM OLARAK MUHAMMET FATİH’İN HER ZAMAN YANINDAYIZ’
LÖSAM Yönetim Kurulu Üyesi Sema Danışmaz, “Muhammed bize Kocaeli’den geldi. 11 yaşında bir çocuğumuz. Lösemi tanısı koyuldu. O da tedaviye başladı. Sonra beyninde tümör olduğu ortaya çıktı. Lösemi tedavisi görürken ayrıca bir beyin tümörü tespit edildi. Şimdi onun için mücadele veriyoruz. Çocuğumuz haftada bir fizik tedaviye gidiyor. Tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Biz LÖSAM olarak aileyle beraber çocuğumuzun yanındayız. Muhammet Fatih ile ara ara sohbetler ediyoruz. Polis olacağını söylüyor. Biz de şakalaşıyoruz. ‘Aman biz cezalı, suçlu bir şey yaparsak, sakın bizi yakalama, sana emek verdik’ diye. O da gülüyor. Yani amaç ona moral vermek. Bu şekilde devam ediyor. Allah’tan ümit kesilmez. İnşallah kötü bir şeyle karşılaşmayız. Ben de insanlara, o kadar kötü hastalar var ki, o kadar kötü durumda olan insanlar var ki, ellerinizi uzatın. Elinizi uzatamıyorsanız parmağınızla onlara dokunun diyorum” diye konuştu.
‘KOCAELİ’DE LÖSEMİ OLDUĞUM ORTAYA ÇIKTI’
Muhammet Fatih Arslan ise “Hastalığım Kocaeli’deki okulumda rahatsızlanmalarla başladı. Derslerde uyuyakalmıştım. Annem de beni bir kontrole götürdü. Şehir hastanesine gittik. Orada da benim lösemi olduğum çıktı. Daha sonra Kocaeli Üniversitesi’ne gittik. Orada kaldım bir süre. Orada beyin tümörü çıktığında da ambulansla İstanbul’a gelmiştik. Burada da ameliyatla beyin tümürünü aldılar. Ondan sonra Davut Albayrak hocanın adını duyduk. Annemler onun daha iyi bir seçim olduğunu düşündü. 7 saatlik bir yolculuğun ardından Samsun’a geldik” dedi.
‘AYAKLARIM İÇİN HER GÜN FİZİK TEDAVİ GÖRÜYORUM’
1,5 yıldır Samsun’da tedavi gördüğünü belirten Arslan, “Birden çok hastalığa karşı tedavi aldım. Benden bazen beyaz kan aldılar. Burada yoğun bakıma da yattım. Yoğun bakımda uzun süre durduğumda ayaklarımdaki hareketler tamamen kesildi. Biz her gün fiziğe gidiyoruz. Şu an ayaklarıma can gelmesine yönelik tedavi de görüyorum. Her gün fiziğe gidiyoruz, hareketleri yapıyoruz. Bazen yürüyüş yapıyoruz, bazen yatakta çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BABAMI ÇOK ÖZLEDİM’
Babasının Kocaeli’de devlet memuru olduğunu ifade eden Arslan, “Babamı çok özledim. Bir an önce buraya gelmesini istiyorum. Burada ailecek beraber olmamız bana daha fazla motivasyon sağlayacak. Bu hastalıkta yalnız olduğum zamanlar kesinlikle daha zordu. Böyle yavaş yavaş ailemizin toplaması benim için elbette daha iyi olacak” dedi.
Arslan, “Hedefim olabilirsem polis olmak. Ailemin bana verdiği şeyleri tekrar onlara vermeyi sağlamak. Yani bu hastalıkta yardım eden kim varsa onlara verdikleri şeyleri tekrar vermek istiyor” diye konuştu.