Sağlık-Sen’den Geçici Görevlendirme Çıkışı: “Kalıcı İstisnalar Haksızlığa Dönüşebilir”
Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, Sağlık Bakanlığı’nda uzun süredir devam eden bazı geçici görevlendirmelerin sonlandırılmasına yönelik uygulamaları değerlendirdi. Geçici görevlerin yıllarca sürmesinin kadronun bulunduğu kurumlarda çalışan sağlık personelinin iş yükünü artırabileceğine dikkat çeken Irgatoğlu, “Bir kişinin geçici görevi, başka bir kişinin sürekli yükü haline gelebilir” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nda uzun süredir devam eden geçici görevlendirmelerin sonlandırılmasına yönelik uygulamalar sağlık çalışanlarının gündemindeki yerini korurken, Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu’ndan konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Irgatoğlu, “Pazartesi Konuşmaları – 19” başlığıyla kaleme aldığı “Hakkaniyet mi, Hakka-Niyet mi?” yazısında geçici görevlendirmeleri hakkaniyet, çalışma barışı ve personel dağılımı açısından ele aldı.
Geçici görevlendirmelerin sona erdirilmesinin yalnızca geçici görevde bulunan çalışan açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Irgatoğlu, personelin kadrosunun bulunduğu sağlık kuruluşunda görev yapan diğer çalışanların yaşadığı iş yüküne de dikkat çekti.
“Bir Kişinin Geçici Görevi, Başkasının Sürekli Yükü Haline Gelebilir”
Yıllardır geçici görevle çalışan, hayatını ve aile düzenini buna göre şekillendiren sağlık çalışanlarının karşılaşabileceği zorlukların görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Irgatoğlu, meselenin diğer tarafında ise kadrosunun bulunduğu kurumda çalışan sağlık personelinin olduğunu vurguladı.
Irgatoğlu, bir sağlık çalışanının geçici görevle başka bir kurumda çalışması durumunda, kadrosunun bulunduğu kurumda aynı unvandaki meslektaşlarının daha fazla nöbet tutmak ve personel eksikliği nedeniyle daha ağır bir iş yükü üstlenmek zorunda kalabileceğini belirtti.
Irgatoğlu bu durumu, “Bir kişinin geçici görevi, başka bir kişinin sürekli yükü haline gelebilir. İşte hakkaniyet tam da burada devreye girer” sözleriyle değerlendirdi.
“Geçici Görevlendirme Kalıcı Personel Rejimi Değildir”
Geçici görevlendirmenin istisnai bir idari araç olduğuna işaret eden Irgatoğlu, uygulamanın yıllarca sürerek fiilen kalıcı hale gelmesinin çalışanlar arasında hakkaniyet tartışmasına yol açabileceğini kaydetti.
Irgatoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Geçici görevlendirme, istisnai bir idari araçtır; kalıcı bir personel rejimi değildir. Eğer bu uygulama yıllarca devam eder, belirli kişiler için sürekli bir avantaj üretir ve diğer çalışanlar açısından kronik bir iş yükü dengesizliği oluşturursa, o zaman iyi niyetle başlayan bir uygulama hakkaniyet sorununa dönüşebilir.”
Bu nedenle geçici görevlerin gözden geçirilmesinin veya gerçek bir ihtiyaç bulunmayan görevlendirmelerin sona erdirilmesinin, doğru ve objektif kriterlerle uygulanması halinde kurumsal adalet açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Irgatoğlu’ndan Objektif Kriter Vurgusu
Geçici görevlendirmelerin sonlandırılmasında kritik noktanın kararların keyfi değil, objektif ölçütlere göre alınması olduğunu vurgulayan Irgatoğlu, çalışanların mazeretlerinin de titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sağlık hizmetinin gerekliliği ve kurumların personel ihtiyacının yanı sıra aile birliği, sağlık mazereti, engellilik durumu ve benzeri meşru gerekçelerin karar süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Irgatoğlu ayrıca karar süreçlerinin şeffaflaştırılması, geçici görevlendirmelerde süre sınırlarının netleştirilmesi, benzer durumlar için standart puanlama veya değerlendirme sistemlerinin oluşturulması ve çalışanların başvurabileceği itiraz ve inceleme mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini kaydetti.
Sendikaların da Yer Alacağı Komisyon Önerisi
Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, geçici görevlendirmeler konusunda dikkat çeken bir komisyon önerisinde de bulundu.
Objektif önerilerin hayata geçirilmesi ve uygulamaların denetlenmesi amacıyla kurulacak komisyonda yetkili sendikanın ve durumu değerlendirilen sağlık çalışanının üyesi olduğu sendikanın temsil edilmesini öneren Irgatoğlu, bu yöntemin sürecin şeffaflığını ve hakkaniyetini güçlendireceğini ifade etti.
“Sadece Bir Grubun Değil, Bütün Çalışanların Hakkı Gözetilmeli”
Sendikaların ve çalışan temsilcilerinin sorumluluklarına da değinen Irgatoğlu, sendikal mücadelenin belirli bir grubun menfaatini korumakla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
“Algı kaygısıyla günü kurtarmak çalışanlara karşı en büyük saygısızlıktır” değerlendirmesinde bulunan Irgatoğlu, bütün çalışanların hakkını gözeten bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Geçici görevlendirmelerin zaman içerisinde kalıcı bir istisnaya dönüşmesinin görünmeyen haksızlıklar oluşturabileceğini belirten Irgatoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Kalıcı istisnalar, zamanla görünmeyen haksızlıklara dönüşebilir. Hakkaniyet ise bazen zor kararlar almayı gerektirir; şayet o zor kararlar herkes için ortak bir güven duygusu oluşturuyorsa, uzun vadede kurumu da çalışanı da güçlendirir. Gerçek hakkaniyet, terazinin kefesini kendimize doğru çekmek değil; terazinin doğru tartmasını istemektir.”