Sağlıktan Haber

Sanık Sayısı 61’e Yükselen Yenidoğan Çetesi Davasında Tüyler Ürperten Adli Tıp Raporu

Yayınlanma: Temmuz 13, 2026 – Yazar: SH Editör

İstanbul’da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine usulsüz yöntemlerle sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve kusurlu davranışlarla bebek ölümlerine yol açan “Yenidoğan Çetesi” davasında yeni bir gelişme yaşandı. İkinci dalga operasyonun ardından hazırlanan ek iddianamenin ana dava dosyasıyla birleştirilmesiyle sanık sayısının 61’e yükseldiği yargılamada, 10 bebeğin ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan resmi rapor dava dosyasına girdi. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların savunmalarıyla devam eden duruşmada okunan raporda, hayatını kaybeden bebeklerin tıbbi süreçlerindeki usulsüzlükler ve ihmaller tek tek sıralandı.

Hazırlanan ATK raporunda, yoğun bakım servislerinin işletme amacıyla devredildiği, sorumlu hekimlerin hastanelere uğramayarak vizit yapmadığı ve bebeklerin tedavi süreçlerinin hemşireler tarafından yetkisiz şekilde düzenlendiği aktarıldı. Hastane dışındaki tıp eğitimi olmayan kişilerin epikriz raporları yazdığı, bebek grafilerinin birbiriyle değiştirildiği ve laboratuvar kan gazı değerlerinin faturalandırmaya uygun olacak şekilde manipüle edildiği tescillendi. Üçüncü düzey yoğun bakım şartlarını taşımayan ünitelerin resmi kayıtlarda üst basamakta gösterilerek SGK’dan haksız kazanç elde edildiği ve süreçlerden sanık Fırat Sarı ile 112 sevk sistemini baypas eden organizasyon sorumlularının doğrudan kusurlu olduğu vurgulandı.

Kaya ve Opara Bebeklerin Ölümündeki Ağır İhmaller

Raporda yer alan tespitlere göre, 500 gram olarak dünyaya gelen prematüre Kaya Bebek, neonatoloji (yenidoğan) bölümü bulunmayan Esenler Güney Hastanesine 112 Acil Çağrı Merkezine bilgi verilmeden ve provizyon numarası alınmadan sevk edildi. Hastane Mesul Müdürü Ali Dirik’in bu eksikliği bilmesine rağmen denetim görevini yapmadığı, sorumlu hekim Şeyhmus Çelik’in ise bebeğin yatışından itibaren hastaneye hiç uğramayıp ölümden bir gün önce istifa ettiği baz kayıtlarıyla belirlendi. İl Sağlık Müdürlüğü denetimlerinde de tedavilerde hekim imzasının bulunmadığı görüldü.

Özel Birinci Hastanesinde hayatını kaybeden Opara Bebek’in tanı, takip ve tedavi sürecinin de tıp kurallarına tamamen aykırı yürütüldüğü, sanıklar Şeyhmus Çelik, Fırat Sarı ve sorumlu hemşire Hakan Doğukan Taşçı’nın uygulamaları ile bebeğin ölümü arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu raporda yer aldı.

Resüsitasyon Hataları ve Gizlenen Tartı Kayıpları

Bağcılar Medilife Hastanesinde yaşamını yitiren Öykü Helvacı bebeğe doktor bulunmadan hemşireler tarafından yeniden canlandırma (resüsitasyon) yapıldığı, sanık İlker Gönen’in ise hemşireleri arayarak resüsitasyon kurallarına aykırı şekilde “adrenalini kapat” talimatı verdiği saptandı. Aynı hastanede vefat eden Havvanur Karakoç bebeğin ise beslenme yetersizliği nedeniyle 10 günde yaklaşık bin gram (1 kilo) tartı kaybı yaşadığı, bağırsak operasyonu geçirmesine rağmen damar yoluyla besin desteği verilmediği ve nedensiz yere 18 gün entübe tutularak kronik akciğer ve beyin hasarına yol açıldığı belgelendi. Bebeğin ölümünün ardından sanık İlker Gönen’in, hemşire Çağla Durmuş’a epikriz raporunu “entübe” olarak düzenlemesi yönünde ihmali gizleme talimatı verdiği de rapora yansıdı.

Sevk ve Müdahale Kusurları Zinciri

Ayaz Karaduman bebeğin yenidoğan yoğun bakımında yer olmadığı gerekçesiyle yetersiz bir hastaneye sevk edilerek hayatını kaybettiği, Özel Çorlu Reyap Hastanesinde ölen bebek Alkari’ye ise uzman hekim gözetimi olmaksızın sertifikasız yardımcı personelce yetersiz resüsitasyon uygulandığı bildirildi. Serdarova bebeğin kalp anomalisi tespit edilmesine rağmen cerrahi bir merkeze sevk edilmediği, Melek Süleymanoğlu bebeğin böbrek yetmezliğine bağlı sıvı yönetiminin kötü yapılması nedeniyle yaşamla bağdaşmayacak şekilde kilo aldığı ve sevk edilmediği aktarıldı. Kadan bebekte ise entübasyon komplikasyonu olarak gelişen akciğer sönmesi (pnömotoraks) durumunda yapılması zorunlu olan tüp torakostomi işleminin uygulanmadığı, Dr. Dursun Eryılmaz’ın bu durumu yönetemeyerek tıbben hatalı davrandığı saptandı. Son olarak Avcılar Hospitalist Hastanesinde ölen Kerem Muhammet Tokluoğlu bebek vakasında ise verilmesi gereken ilaçların verilmediği ve hastanede açık bir organizasyon hatasının meydana geldiği Adli Tıp Kurumu raporuyla mütalaa edildi.