KBÜ’de TÜBİTAK destekli araştırmada zeytin yaprağının ileri glikasyon son ürünlerine karşı etkileri deney hayvanlarında incelendi. Ratlarda inflamasyon belirteçlerinin azaldığı, karaciğer dokularında olumlu etkiler görüldüğü, insanlar için klinik çalışma gerektiği belirtildi.
Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yapılan TÜBİTAK destekli araştırmada zeytin yaprağının ileri glikasyon son ürünlerine karşı etkileri incelendi.
KBÜ Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Büşra Demirer Sadıkoğlu, AA muhabirine, projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini söyledi.
Projede deney hayvanlarıyla çalıştıklarını belirten Sadıkoğlu, besinlerin pişirilmesiyle oluşan bazı zararlı bileşik gruplarına ileri glikasyon son ürünleri adının verildiğini aktardı.
Sadıkoğlu, ileri glikasyon son ürünlerinin, zeytin yaprağı ile etkileşimini incelemek istediklerini dile getirerek, “Zeytinin kendisini ve yağını gıda endüstrisi ve kozmetikte çokça kullanıyoruz. Yararlı etkilerini biliyoruz. Ancak zeytin yaprağı genel anlamda bir bitkisel atık olarak değerlendiriliyor. Biz projemizde bunun aslında tam tersi olabileceğini vurguladık.” diye konuştu.
Zeytin yaprağının yararlı fenolik bileşen içerdiğini aktaran Sadıkoğlu, “Biz de projemizde zeytin yaprağındaki yararlı bileşenlerin ileri glikasyon son ürünlerinin oluşturduğu harabiyeti önleme becerilerini ölçmüş olduk. Deney hayvanları ile çalıştık ve esasında çalışmada da belirli dozlarda verilen zeytin yaprağının kan parametreleri ve karaciğer dokularında olumlu etkilerine rastlamış olduk.” şeklinde konuştu.
Sadıkoğlu, proje ile zeytin yaprağının ileri glikasyon son ürünlerinin oluşturduğu bazı harabiyetleri çözdüğünü tespit ettiklerini kaydederek, şöyle konuştu:
“En önemli olumlu etkilerinden biri ise inflamasyonu çözmesiydi. Zeytin yaprağı verdiğimiz gruptaki ratların kanlarında bazı inflamasyon belirteçlerinin azaldığını tespit ettik. Bu da aslında hepimiz için ümit verici, olumlu sonuçlardı. Elbette, elde ettiğimiz sonuçlar deney hayvanlarıyla elde edilmiştir ve insanlar üzerindeki doğrudan etkileri için daha fazla sayıda klinik çalışmaya ihtiyaç vardır.”
Sadıkoğlu, projeden elde ettikleri bulguların uluslararası yüksek etki değerli hakemli bir dergi tarafından kabul edilerek yayımlandığını sözlerine ekledi.