Yeni Mezun Hekimler İçin Kritik Uyarı: Mesleğe Geçişte Ciddi Sorunlar Yaşanıyor

Yeni Mezun Hekimler İçin Kritik Uyarı: Mesleğe Geçişte Ciddi Sorunlar Yaşanıyor

ANA SAYFAMANŞETSÜRMANŞET

Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Hekim Koordinatörü Prof. Dr. Ali Ramazan Benli, tıp eğitimi sonrası mesleğe geçiş sürecinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek çözüm önerilerini sundu.

Tren seferlerine “Aile Yılı” indirimi
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’nde yangın
2025 LGS Başvuru Kılavuzu Yayımlandı

Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Hekim Koordinatörü Prof. Dr. Ali Ramazan Benli, tıp eğitimi sonrası mesleğe geçiş sürecinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek çözüm önerilerini sundu.

Tıp eğitiminin uzun ve zorlu bir süreç olduğu tüm dünyada kabul görmüş bir gerçeklik. Türkiye’de de altı yıllık eğitimin ardından doktor unvanı alınabiliyor ve yeni mezunlar Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu hizmete atanıyor. Ancak mezuniyet öncesi ve sonrası süreçlerde ciddi eksiklikler bulunuyor.

Stajyer ve İntörn Doktorluk Süreçlerinde Eksiklikler

Stajyer doktorluk döneminde öğrenciler vizitlere katılıyor ancak hasta muayenesine dahil edilmiyor. Bu durum hastaya yaklaşımı öğrenmeyi engelliyor. İntörnlük döneminde ise doktor adayları hastanede çalışıyor ancak genellikle uzmanlık sınavına hazırlanmayı öncelik haline getiriyorlar. Bunun sonucunda klinik tecrübeleri yetersiz kalıyor.

Özellikle intörnlük eğitiminin yan dallarda gerçekleştirilmesi nedeniyle doktor adayları en çok karşılaşacakları hastalık türleriyle ilgili yeterli deneyimi kazanamıyor. Örneğin, iç hastalıkları rotasyonunda yalnızca romatoloji ve endokrinoloji bölümlerinde eğitim alan bir intörn, acil tıp pratiğinde en çok ihtiyaç duyacağı gastroenteroloji ve hematoloji alanlarında deneyim kazanamıyor.

Yeni Açılan Fakülteler ve Vakıf Üniversitelerinde Eğitim Sorunları

Prof. Dr. Benli, özellikle yeni açılan tıp fakültelerinin ve özel vakıf üniversitelerinin eğitim standartları konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtiyor. Akademisyen eksikliği ve uygulamalı eğitimin yetersizliği nedeniyle bazı mezunlar hastaya enjeksiyon yapmadan bile mezun olabiliyor. Bu durum, yeni hekimlerin sahada yetersiz kalmasına yol açıyor.

Mecburi Hizmet ve Acil Servislerde Yaşanan Sorunlar

Yeni mezun doktorların mecburi hizmet kapsamında doğrudan hasta ile karşı karşıya kalmaları önemli riskler doğuruyor. Özellikle uzman hekimin olmadığı küçük ilçelerde tek başına nöbet tutan genç hekimler, hayati acil durumları yönetmekte zorlanabiliyor. Bu da sağlık sisteminde ciddi aksaklıklara ve malpraktis davalarına yol açabiliyor.

Benli, bu sürecin tıp eğitiminden bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek, hekimlerin mezuniyet sonrası altı ay boyunca acil tıp ve aile hekimliği uzmanlarının yanında eğitim almalarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte doktorların acil hastaya yaklaşım ve ortam yönetimini öğrenmesi sağlanmalı. Böylece sağlık sisteminde kritik süreçleri yönetecek donanıma sahip olmaları hedeflenmeli.

Çözüm Önerileri: Yeni Model Gerekiyor

Önerilen model kapsamında, yeni mezun doktorlar ilk altı ayını acil uzmanı ve aile hekimliği uzmanının yanında geçirerek sahada karşılaşacakları vakalara hazırlıklı hale getirilecek. Böylelikle sağlık sisteminin temel taşlarını oluşturan acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde daha bilinçli ve yetkin hekimler yetiştirilecek. Ayrıca, bu süreç sonunda acil tıp veya aile hekimliği ihtisasına yönelmek isteyen doktorların ikinci seneden başlaması sağlanarak uzmanlaşma süreci hızlandırılabilir.

Sağlık sisteminin temel dinamiklerinden biri olan tıp eğitimi, mezuniyet sonrası pratik eğitimle desteklenmediği sürece genç doktorların mesleğe adaptasyonu güçleşmeye devam edecek. Bu nedenle sistemin yeniden yapılandırılması kaçınılmaz görünüyor.