Antalya’daki bir üniversitenin bünyesinde görev yapan öğretim görevlisi F.A.’nın, tıp ve akademi camiasını hedef alan devasa bir nitelikli dolandırıcılık şebekesi kurduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. Kendi geliştirdiğini öne sürdüğü özel bir robot yazılım vasıtasıyla döviz ve borsa işlemlerinden aylık yüzde 1,5 faiz garantili yüksek kazanç vaat eden şüphelinin, aralarında çok sayıda bilim insanı ve doktorun da bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı öne sürüldü.
Sağlık Çalışanlarının Güvenini Kullandı
Geçmişte sağlık sektöründe teknik personel olarak da görev yapan ve bu sayede camiada geniş bir çevreye sahip olan F.A.’nın, bu güven ilişkisini yatırıma dönüştürme vaadiyle kullandığı iddia edildi. Mağdurların, yüksek gelir elde etme amacıyla şüphelinin yönlendirdiği hesaplara banka havalesi yoluyla milyonlarca lira aktardığı belirlendi. Emniyet birimlerine şu ana kadar resmi olarak başvuran 8 mağdurun beyanlarıyla ortaya çıkan vurgun miktarının 225 milyon lirayı bulduğu, ancak adli makamların mağdur sayısının ve dolandırılan toplam miktarın çok daha yukarı çıkabileceğini öngördüğü aktarıldı.
Operasyon Başlatıldı: Şüpheli Fransa’da
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, öğretim görevlisi F.A.’nın Temmuz ayı başında Türkiye’den ayrılarak Fransa’ya kaçtığı tespit edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri, şüphelinin ikametinde, iş yerinde ve üniversitedeki odasında geniş çaplı arama başlattı. Aynı zamanda soruşturma kapsamında şüphelilerin tüm banka hesaplarına el konulmasına yönelik yasal süreç devreye sokuldu. Olayda bazı para transferlerine aracılık ettiği ileri sürülen ve kentteki bir hastanede hemşire olarak görev yapan eşi F.A. ise polis ekiplerince gözaltına alındı.
“İstanbul’a Gidiyorum Diyerek Vedalaşmadan Kaçtı”
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ve çıkarıldığı savcılıkça adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eş F.A., ifadesinde suçlamaları tamamen reddetti. Eşinin illegal faaliyetlerinden hiçbir şekilde haberdar olmadığını savunan F.A., “Eşim giderken benimle vedalaşmadı bile, bana İstanbul’a gideceğini söylemişti. Kaçtığını, beni arayan bir mağdur avukatından öğrendim” dedi. Yaşam tarzlarında herhangi bir lüksleşme olmadığını, bindiği aracın dahi kiralık olduğunu belirten F.A., eşinin ek gelir sağlamak amacıyla ağabeyinin üzerine bir emlak ofisi açtığını ancak kendisinin hiçbir para trafiğine iştirak etmediğini ileri sürdü.
