Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de sağlıkta büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sağlıktan sanayiye, eğitimden teknolojiye "olmaz" denilenleri yaptıklarını anlatan Bakan Memişoğlu, "Yapılamaz denilenleri birer birer hayata geçirdik. Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz." diye konuştu.
İnsanın en büyük zenginliğinin sağlık olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:
"Anadolu bu anlayışla asırlardır insanlara şifa olmuştur. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına Kayseri’de yaptırılan Gevher Nesibe Sultan Darüşşifa ve Tıp Medresesi bu anlayışımızın en güzel örneklerinden bir tanesidir. Anadolu’da atılan bu adımlar bugün geldiğimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Memleketimiz insanlığa ışık tutan böyle nice hazinelerle doludur. Bize düşen bu büyük mirası bilimin ve teknolojinin gücüyle geleceğe taşımaktır. Bugün Türkiye kendi ilacını, aşısını ve cihazını geliştiriyor. Nasıl yerli otomobilimizi, savaş uçağımızı üretiyorsak sağlıkta da kendi teknolojimizi geliştiriyoruz. Türkiye’nin sağlık sistemi dünyada örnek gösterilen bir noktaya varmıştır. Bu başarıların temelinde sizlerin bizlere duyduğu güven ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye’nin sağlık vizyonuna yönelen güçlü iradesi vardır."
Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde artık şehirler arasında mesafe olmadığına işaret ederek, "İleri tıp uygulamaları Anadolu’nun her noktasında yapılabilmektedir. Siirt’te açık kalp ameliyatı, Malatya’da karaciğer nakli, Van’da ileri cerrahi uygulamalar, Antalya’da yüksek teknoloji gerektiren tedavileri yapabiliyoruz. Çeyrek asır önce büyük şehirlerde olan birçok işlem bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde başarıyla uygulanıyor. Vatandaşlarımız mükemmel bir sağlık hizmetine kendi şehirlerinde ulaşabiliyorlar."
Türkiye’de artık hastane denildiğinde akla modern, ferah ve teknolojik altyapısıyla insana güven veren şifahaneler geldiğini söyleyen Memişoğlu, şunları kaydetti:
"İşte Türkiye’nin sağlıkta gerçekleştirdiği büyük dönüşümün adı budur. Bir yandan güçlü sağlık tesislerimizi ülkemize kazandırıyor diğer yandan kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı üretmek için çalışıyoruz. Sağlıkta kendi gücümüzü, kendi teknolojimizi ve kendi üretimimizi büyütüyoruz. İşte bunun adı üreten sağlık. Solunum cihazlarımızı, dünyada yalnızca üç ülkede üretilen kalp akciğer makinesini ve otomatik şok cihazını ürettik. CAR-T hücre tedavisinden mobil dijital röntgen cihazlarına, yerli aşı ve tanı kitlerine kadar birçok ürünü bilim insanlarımızın emeğiyle geliştirdik ve milletimizin hizmetine sunduk."
Türkiye’nin tıbbı cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranını yüzde 43’e yükselttiklerini ve bunu daha da yükseltmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Bunlar sağlıkta bağımsızlığımızı güçlendiren önemli adımlardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlık sanayisini inşallah Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz." ifadelerini kullandı.
Sağlığın insanın sahip olabileceği en büyük hazine olduğunu dile getiren Bakan Memişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Bizler koruyan sağlık vizyonumuzla hastalığa değil, aziz milletimizin sağlığına yatırım yapıyoruz. Biz hastalık değil, sağlık bakanlığıyız. Sağlıklı yaşamı hep birlikte bir kültür haline getirmek zorundayız. Bunun için sağlıklı hayat merkezlerimiz var. Ücretsiz, diyetisyen, fizyoterapist, kanser taramaları ve gebe okulu gibi birçok hizmet sunduğumuz bu merkezlerimizde 2024 yılında 55 milyon vatandaşımıza ulaştık. Aile hekimlerimizle vatandaşlarımızı arıyor şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkların düzenli takip edilmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda 14 milyondan fazla vatandaşımızın kronik hastalıklarını erken teşhis ederek zamanında müdahale ettik. Türkiye’yi hem sağlık hizmetlerinde hem de sağlık teknolojilerinde dünyanın öncü ülkelerinden biri haline getirmek için durmadan çalışacağız."

